ENGLISH
TAHMİNLER
RİSK HARİTALARI (YENİ)
AYRINTILI SON DURUMLAR (YENİ)
NOWCASTING
UYDU GÖRÜNTÜLERİ
RADAR GÖRÜNTÜLERİ
SON DURUMLAR
MODELLER - WETTER3.DE
HAVA KALİTESİ
=> Ege Bölgesi
=> Marmara Bölgesi
=> Akdeniz Bölgesi
=> Karadeniz Bölgesi
=> İç Anadolu Bölgesi
=> Doğu Anadolu Bölgesi
=> Güneydoğu Anadolu Bölgesi
GENEL BİLGİLER
SOHBET
ZİYARETÇİ DEFTERİ
TÜRKİYEDEN CANLI KAMERALAR
DÜNYADAN CANLI KAMERALAR
İletişim

Copyright (c) 2010 Cihan EGE
HAVA KALİTESİ
HAVA KALİTESİ İNDEKSİ

Özellikle kış aylarında yüzlerce insan, sağlıksız yakıt ve yakma sistemi kullanımı nedeniyle, hastalanmaktadır. Hava kirliliği ciddi boyutlarda ekonomik zarara neden olmakta ve insanların aşırı derecede ilaç tüketimine sebebiyet vermektedir. İş yerlerinde iş veriminin ve okullarda eğitim veriminin düşmesine neden olmaktadır.

Hava; yaşamımızın en önemli kaynağıdır. Yerel hava kalitesi, yaşadığımız ve soluduğumuz havayı ve hayatımızın kalitesini direkt etkiler. Hava durumu gibi hava kalitesi de gün gün veya saat saat değişmektedir. Hava kalitesi ile ilgili bilgiler kolay ve anlaşılabilir olmalıdır. Hava kalitesi ve hava kirliliği hakkında basit bilgilerle halkın bilgilendirilmesi ve sağlıklarını nasıl koruyacaklarını öğrenmeleri için hesaplanan hava kalitesi indeksi verilmelidir. Hava kalitesi indeksinin temeli; bilgilerin halka kolay ve anlaşır olarak ulaştırılmasıdır. Hava Kalitesi indeksi (HKİ), hava kalitesinin günlük olarak rapor edilmesi için kullanılan bir indekstir. Yaşadığımız bölgenin havasının ne kadar temiz veya kirli olduğu ve ne tür sağlık etkilerinin oluşabileceği konusunda bilgiler verir.

Hava kalitesi indeksi, farklı hava kalitesi ile birlikte genel halk sağlığı üzerine etkisini, hava kirliliği seviyesini, sağlıksız seviyeye yükseldiğinde alınması gereken kademeleri de belirler. 5 temel kirletici için hava kalitesi indeksi hesaplanmaktadır. Bunlar;  partikül maddeler (PM10), karbon monoksit (CO), kükürt dioksit (SO2), azot dioksit (NO2) ve ozon (O3) dur.

 Hava Kalitesi İndeksi:

  • 6 kategoriden oluşmaktadır.
  • 1 (çok iyi) - 6 (çok kötü) olarak sınıflandırılır.
  • Matematiksel hesaplama yoktur, yalnızca sınıflandırmadır.
  • En yüksek kirletici için belirlenen değer indeks değeridir. En yüksek 2 kirletici sorumlu kirleticiler olarak raporlanır.


Hava Kalitesi İndeksi

Sağlık Seviyesi

Renkler

HKİ aşağıda belirtilen aralıkta olduğunda

Hava Kalitesi

Aşağıda belirtilen renkler ile sembolize edilir  

1

Çok iyi

 Açık Yeşil

2

İyi

Yeşil

3

Yeterli

Koyu Yeşil

4

Orta

Sarı

5

Kötü

Turuncu

6

Çok kötü

Kırmızı

 

 

SO2

NO2

CO

O3

PM10

Hava Kalitesi İndeksi

1 saatlik ortalama

24 saatlik ortalama

24 saatlik ortalama

1 saatlik ortalama

24 saatlik ortalama

[µg/m³]

[µg/m³]

[mg/m³]

[µg/m³]

[µg/m³]

1 (çok iyi)

0 -50

0 - 45

0 – 2,9

0 - 35

0 - 55

2 (iyi)

51-199

46 - 89

3,0 – 8,9

36 - 89

56-109

3 (yeterli)

200-399

90 - 179

9,0 – 15,9

90 - 179

110-159

4 (orta)

400-899

180 - 299

16 – 21,9

180 - 239

160-219

5 (kötü)

900-1499

300- 699

22,0 - 49,9

240 - 359

220-799

6 (çok kötü)

>1500

> 700

> 50,0

> 360

> 800

HAVA
Hava, etrafımızı saran gaz karışımıdır. İçinde yaşadığımız hava katmanına atmosfer denir. Temiz hava içerisinde yaklaşık olarak %78 azot, %21 oksijen ve %1 oranında da diğer gazlar, toz, su buharı gibi maddeler bulunmaktadır.
İnsanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi için oksijene ihtiyacı vardır ve oksijeni solunum yoluyla havadan alır. Hava canlılar için vazgeçilmezdir ve havanın kirlenmesi canlıların sağlığını olumsuz etkilemektedir.

HAVA KİRLİLİĞİ
Günümüzde, her geçen gün artan çevre sorunlarının başında gelen hava kirliliği, geleceğin dünyasını ciddi bir şekilde tehdit etmekte, ekolojik tehlikelerle karşı karşıya bırakmaktadır. Dünya nüfusunun hızla artmasına paralel olarak, artan enerji kullanımı, endüstrinin gelişimi ve şehirleşmeyle ortaya çıkan hava kirliliği insan sağlığı ve diğer canlılar üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır.

Hava kirliliği, havanın doğal bileşiminin çeşitli nedenlerle değişmesi, havada katı, sıvı ve gaz şeklindeki yabancı maddelerin insan sağlığına, canlı hayatına, ekolojik dengeye ve eşyalara zararlı olabilecek derişim ve sürede bulunmasıdır.

Hava kirliliğine atmosfere yabancı maddelerin girişi sebep olmakla birlikte sıcaklık, basınç, yağış, rüzgar, nem ve güneş radyasyonu gibi meteorolojik faktörlerle, konum ve topografik yapı da etki etmektedir.  Plansız kentleşme ve yeşil alanların yeterli miktarda bulunmaması ve kullanılan yakıtlar da hava kirliliğini büyük ölçüde etki etmektedir. Hava kirliliği nedeniyle yerel, bölgesel ve küresel düzeyde sorunlar gözlenmektedir.

YEREL, BÖLGESEL VE KÜRESEL SORUNLAR 
İnsan sağlığının korunması ve yaşanabilir bir çevre için iyi bir hava kalitesine ihtiyaç duymaktayız. Özellikle son yıllarda gazete başlıklarında, insan aktivitelerinden kaynaklanan emisyonların hava kalitesine yansıyan tehlikeli etkilerini sıkça görmekteyiz. Örneğin;

  • Astım hastalığına yakalanan çocuk sayısında artış
  • Ozon tabakasında oluşan deliğin büyümesi
  • Asit yağmurları nedeniyle ormanların yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalınması
  • Ekstrem hava koşullarının oluşması

gibi. Bütün bu sorunlarla ilgili yerel, ulusal ve uluslar arası düzeylerde çalışmalar yapılmakta, ancak çok daha fazlasına ihtiyacımız var.

İklim Değişikliği
Dünya ikliminde doğal değişiklikler elbette olmaktadır. Ancak son yıllarda bu değişikliğe insan aktivitelerinin ciddi etkisi olduğu sonucu kabul görmektedir. Güneşten gelen radyasyonun dünya atmosferinde bulunan sera gazları tarafından tutulup dünyaya yeniden yansıtılmasıyla sera etkisi ortaya çıkmakta, insan aktiviteleri sonucu sera gazlarının miktarındaki artış bu etkiyi daha da arttırmakta ve “Küresel Isınma” sorunu ortaya çıkmaktadır. Yoğun fosil yakıt kullanımı, ormansızlaşma, ihtiyaçlarımız için dünya kaynaklarını yoğun kullanarak ortamı kirletmemiz nedeniyle dünyamız için durum kritikleşmektedir. Yağmur ormanları tahrip olmakta, buzullar erimekte ve çölleşme giderek artmaktadır. Bütün bunlar küresel ısınmanın sonuçları olarak karşımıza çıkmaktadır.

 Ana Sebepleri:
-Karbondioksit(CO2) enerji kullanımı, trafik, endüstriyel prosesler, ormanların yok olması, Metan(CH4),  enerji üretimi ve kullanımı, tarımsal faaliyetler, Azotoksitler(N2O), gübrelenmiş topraklar, biokütle yanması, fosil yakıtların yakılması, Kloroflorokarbonlar( CFCs), endüstriyel aktiviteler, soğutma, aeresollerden kaynaklanır.

 Ana Etkileri:
Deniz seviyesinde artış,
Sel, fırtına, kuraklık gibi extreme hava koşulları

 Ozon Tabakasının Delinmesi

Ozon tabakası insanların hayatını sürdürebilmesi için önemli katmanlardan bir tanesidir. Ozon Bu tabaka, dünyayı zararlı ultraviyole radyasyondan korumaktadır. Özellikle CFC( kloro floro karbonlu gazlar) ozon tabakasını inceltmektedir. Ozon tabakası son 25 yıldır giderek incelmektedir. Antartika üzerindeki ozon tabakası ciddi derecede zarar görmüş olup delik giderek büyümektedir.

 Asit Yağmurları:Günümüzde insanlar araçlarda ve ısınma amaçlı olarak yoğun şekilde fosil yakıtlar kullanmaktadırlar. Fosil yakıtlar, kömür linyit ve petrol ürünleri olarak sayılabilir. Fosil yakıtların aşırı kullanımı nedeniyle doğal denge bozulmaya başlamıştır. .atmosferdeki kükürtdioksit ve azot oksitlerin miktarının artması bu olaylar sonucu gerçekleşmektedir. Atmosferdeki su buharı ile birleşen bu kirleticiler asidik özelliktedir. Asit damlaları halinde yağış olarak yeryüzüne düşmelerine asit yağmurları denilmektedir. Asit yağmurları yoğun kirlilik olan bölgelerde canlı ve cansız hayata zarar verebildiği gibi, rüzgar gibi etkenlerle taşınarak daha uzak bölgelere de zarar verebilir.

 

 Ana Sebepleri:

 Kükürtdioksit (SO2) ve Azotoksitler (NOx), fosil yakıtların yakılması,
Amonyak(NH3), tarım'dan kaynaklanır.

 Ana Etkileri:

 

·            Balık ve bitki ölümleri,

·            Binaların aşındırıcı etki ile zarar görmesine neden olur

·            Ağır metal ve nitrat benzeri kirleticiler, kolaylıkla yer altı sularına yayılırlar.

 

 

 

HAVA KİRLİLİĞİ KAYNAKLARI

Hava kirliliği kaynaklarına göre 2’ye ayrılır:

Doğal KaynaklarDoğada gerçekleşen bazı doğal olaylar sonucu havayı kirleten maddeler ortaya çıkabilmektedir. Bu yolla ortaya çıkan kirleticiler atmosferde uzun süre kalmazlar, Bu olaylar,

  • Yanardağ faaliyetleri
  • Orman yangınları
  • Çöl tozları
  • Açık arazideki hayvan türlerinin ve bitki örtüsünün bozulması

 

Yapay Kaynaklar
İnsanoğlunun yaptığı faaliyetler nedeniyle doğanın dengesi olumsuz etkilenmektedir. Hava kirliliğinde, suni kaynaklardan meydan gelen kirlilik daha önemlidir. Çünkü günümüzde insanları en çok ilgilendiren, özellikle büyük yerleşim merkezleri ve sanayi alanlarındaki hava kirliliğidir. Bu kirlilikte daha çok insan faaliyetleri sonucu meydana gelir. Bu kaynaklar şöyle sıralanabilir:

·         Isınma

·         Ulaşım

·         Sanayi

İnsan kaynaklı faaliyetlerden oluşan bu kirlilik, bulunan bölgenin endüstriyel gelişimi, nüfusu, şehirleşme durumu gibi faktörlere bağlı olarak değişim gösterir. Meteorolojik faktörler, konum ve topağrafik yapı, plansız kentleşme ve yeşil alanların yeterli miktarda bulunmaması ve kullanılan yakıtların kalitesi yapay kaynaklardan oluşan kirliliği etkileyen faktörlerdir.

Isınma Kaynaklı Hava Kirliliği:

Ateş, bulunmasından itibaren insanlık için önemli ihtiyaçlardan biri olmuştur. Özellikle ısınma amaçlı olarak yoğun şekilde kullanılmıştır. Bugün, kış aylarında ısınma amaçlı olarak evlerde, okullarda ve işyerlerinde soba ve kalorifer yakmaktayız. Soba ve kaloriferlerde yakıt olarak, odun, kömür, fuel-oil ve doğalgaz kullanılmaktadır. Bu yakıtların soba ve kaloriferlerde yakılmasıyla bacalardan çıkan karbonmonoksit(CO), kükürtdioksit(SO2), azot oksitler(NOx) ve partikül maddeler havayı kirletmektedir.

 

Toplum olarak hem ısınmak hem de havayı kirletmemek zorundayız. Isınmadan kaynaklanan hava kirliliğini azaltmak veya önlemek için neler yapmalıyız:

 

·         Yakıt tüketimi azaltılmalı,

·         Temiz enerji kaynakları ve kaliteli yakıtlar kullanılmalı,

·         Yakıtlar soba ve kaloriferlerde tekniğine uygun yakılmalı,

·         Binalarda ve evlerde ısı yalıtımına gidilmeli,

·         Kalorifer ve soba bacaları her sezon başında mutlaka temizlenmeli.

 

Ulaşım Kaynaklı Hava Kirliliği:

Kentlerde ısınmadan kaynaklanan kirlilik kadar, nüfus artışı ve gelir düzeyinin yükselmesine paralel olarak artan motorlu taşıtların neden olduğu zararlı egzoz gazları da önlem alınması gereken önemli bir hava kirliliği sorunu olarak ortaya çıkmaktadır. Benzinli ve dizel taşıtların çıkardığı egzoz gazlarında bulunan zararlı maddelerin, özellikle nüfus ve trafiğin yoğun olduğu büyük kent merkezlerinde çevreye verdiği zararlar çok daha fazla olmaktadır. Taşıtlardan kaynaklanan kirleticiler: Karbon monoksit(CO), azot oksitler(NOx), hidrokarbonlar(HC) ve kurşundur(Pb).

 

            Taşıtların kirletici etkilerini önlemek veya azaltmak için neler yapmalıyız:

 

·         Egzoz gazı emisyon ölçümü zamanında yapılmalı,

·         Araçların bakım ve onarımları zamanında yapılmalı,

·         Temiz yakıt kullanılmalı,

·         Araçların muayeneleri periyodik olarak yapılmalı,

·         Araç kapasitelerinin üzerinde yolcu ve yük taşınmamalı,

·         Benzinli taşıtlarda katalitik konvertör takılmalı,

·         Toplu taşımaya önem verilmeli

 

Endüstri Kaynaklı Hava Kirliliği:

Kalkınmanın ana sektörlerinden biri olan sanayi ile çok yönlü ve birbirini etkileyen bir ilişki olup, bu etkileşimin yarattığı olumlu sonuçlar yanında, çevre koruma açısından önlemler alınmadığı ve uygun teknolojiler kullanılmadığı takdirde çevre üzerinde olumsuz sonuçlar doğuran kirlilik sorunu ortaya çıkmakta, giderek kaynakların tahribine, çevrenin hızla kirlenmesine ve sanayi sektöründen beklenen yararların giderek azalmasına neden olmaktadır.

 

Sanayi kaynaklı hava kirliliği önlemek veya azaltmak için neler yapmalıyız:

 

·         Temiz yakıt ve hammadde kullanımı,

·         Kirliliği kaynağında yok edecek teknolojilerin kullanılması,

·         Tesislerin yakma ünitelerinde vasıflı yakıtların kullanılması,

·         Yeterli yükseklikte bacaların inşası ve bacalarda filtre kullanılması,

·         Arıtma tesislerinin kurulması,

·         Atıkların değerlendirilmesi, düzenli ve sağlıklı boşaltılması,

·         Tesisler mümkün olduğu kadar yerleşim yerlerinin dışına yapılmalı,

·         Personele çevre konusunda eğitimler verilmeli,

KİRLETİCİ PARAMETRELER VE SAĞLIK ETKİLERİ
Özellikle yapay kaynaklardan dış ortama verilen kirleticilerin yıllık miktarları, birkaç yüz tondan milyonlarca tona kadar ulaşmaktadır. Bunlar oluştukları alan ve miktarlarına bağlı olarak, değişen ölçülerde etki meydana getirirler.
Havaya karışan kirleticilerin insanlarca solunması( doğrudan maruziyet), havadan toprak, bitki, hayvan ve diğer çevresel ortamlara geçerek biriken kirleticilerin içme suyu ve besin zincirine karışmaları(dolaylı maruziyet) ile vücuda giren kimyasalların birikimi ve emilimi sonucunda meydana gelen olumsuz sağlık etkileri hava kirliliğinin en önemli sonucudur.
Özellikle şehirlerde ısınma, trafik ve sanayiden kaynaklanan hava kirliliğinin son yıllarda artmasıyla sağlık problemlerinde de artış görülmektedir.

  

Kirletici parametreler ve sağlık etkileri:

 

Kirletici

Ana Kaynağı

Sağlık Etkisi

Kükürtdioksit

Fosil yakıt yanması

Solunum yolu hastalıkları

Azotoksitler

Taşıt emisyonları, Yüksek sıcaklıkta yakma prosesleri

Göz ve solunum yolu hastalıkları, asit yağmurları

Partikül Madde

Sanayi, yakıt yanması, tarım ve ikincil kimyasal reaksiyonlar

Kanser, kalp problemleri, solunum yolu hastalıkları, bebek ölüm oranlarında artış

Karbonmonoksit

Eksik yanma ürünü, taşıt emisyonları

Kandaki hemoglobin ile birleşerek oksijen taşınma kapasitesinde azalma, ölüm

Ozon

Trafikten kaynaklanan azot oksitler ve uçucu organik bileşiklerin(VOC) güneş ışığıyla değişimi

Solunum sistemi problemleri, göz ve burunda iritasyon, astım, vücut direncinde azalma


HAVA KALİTESİNİN İZLENMESİ
Hızlı nüfus artışı ve sanayileşmenin beraberinde getirdiği en önemli çevre sorunlarından bir tanesi de hava kirliliğidir.
Ülkemizde hava kirliliği genel olarak ısınma, sanayi ve motorlu taşıtlardan kaynaklanmaktadır. Bunların yanında büyük şehirlerimizde çarpık kentleşme, şehirlerin topoğrafik yapısı, atmosferik şartlar (inversiyon) ve meteorolojik parametreler (rüzgar hızı vb.), bina ve nüfus yoğunluğu gibi etkenler de özellikle kış sezonunda kirliliğin artmasına katkıda bulunmaktadır.Sınır değerlerin üzerinde konsantrasyona sahip olan kirleticilerin, insanlar (üst solunum yolları vb.) ve çevre üzerinde olumsuz etkileri vardır. Bu kirleticilerden insanların olumsuz yönde etkilenmemesi için en kısa sürede kirlilik seviyesinin bilinerek eyleme geçilmesi gereklidir.

 

Hava kalitesinin doğru bir şekilde belirlenmesi önemlidir!

 

  • Çevre Mevzuatı kapsamında, hava kalitesinin korunması ve yönetimi,
  • İnsanların sağlıklı bir çevrede yaşayabilmesi için hangi tedbirlerin alınması gerektiği,
  • Halkın hava kalitesi hakkında bilgilendirilmesi,
  • Avrupa Birliği Hava Kalitesi Direktiflerinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi,
  • Sorunu çözmek için nedenlerini ve kaynağını bilmek gerekir;
  • Sağlıklı çözümler üretebilmek için sağlıklı ölçümler yapmak gerekir;

 

 Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı

Hava kirliliğinin doğru bir şekilde ölçülmesi, tüm illerimizde hava kirliliği politikaları oluşturulması ve bu politikalar çerçevesinde illerin hava kalitesinin bir önceki yılın değerlerinden daha iyi durumlara getirilebilmesi amacıyla, Bakanlığımız tarafından 2005-2007 yılları arasında 81 ilde hava kalitesi ölçüm istasyonları kurulmuştur. Bakanlığımız tarafından kurulan bu istasyonlara ek olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait 10 adet, İzmir Büyükşehir Belediyesine ait 6 adet, Sağlık Bakanlığı Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı tarafından Ankara’da kurulan 8 adet ve Kocaeli Dilovası Organize Sanayi Bölgesi’ne ait 1 adet hava kalitesi ölçüm istasyonu da sisteme entegre edilmiş olup Türkiye genelinde Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı oluşturulmuştur.  Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığı arasında 16 Mart 2009 tarihinde imzalanan protokol kapsamınsa Ankara’da bulunan 8 adet hava kalitesi ölçüm istasyonu Bakanlığımıza devredilmiştir. Ayrıca Bakanlığımıza ait olan 3 adet mobil hava kirliliği ölçüm aracı da sisteme entegre durumda olup, illerden gelen talepler doğrultusunda belli bir süre ölçüm yapmak üzere, il ve ilçelere sevk edilmektedir.
Kurulan hava kirliliği ölçüm istasyonlarının hepsinde Kükürtdioksit (SO2) ve Partikül Madde (PM10) parametreleri bazılarında ek olarak Azotoksitler (NO, NO2, NOx), Karbonmonoksit (CO) ve Ozon (O3) da tam otomatik olarak ölçülmektedir.
Ölçüm istasyonlarında toplanan ölçüm verileri Bakanlığımıza ait özel bir ağ (VPN) üzerinden GSM Modemler aracılığıyla Bakanlığımız Çevre Referans Laboratuarı Veri İşletim Merkezine aktarılarak izlenmekte ve www.havaizleme.gov.tr adresinde eşzamanlı olarak yayınlanmaktadır.
Saatlik ortalamalar şeklinde istasyonlardan alınan veriler incelenerek doğrulama çalışmaları yapılmakta olup söz konusu verilerle aylık ve yıllık raporlar hazırlanarak yayınlanmaktadır. Tam Otomatik Cihazlarla ölçüm yapmak önemlidir; çünkü:

·         Kirleticilerden insanların olumsuz yönde etkilenmemesi için en kısa sürede kirlilik seviyesinin bilinerek eyleme geçilmesi önem arz etmektedir.

·         Sağlıklı çözümler üretebilmek için sağlıklı ölçümler yapmak gerekir; bu da ancak tam otomatik cihazlarla, sürekli olarak hava kalitesinin izlenmesi ile mümkündür.

 

 

Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı Mevcut Durum

 

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

  • 36 İstasyon (2005)
  • 45 İstasyon (2007)
  • 3 Mobil İstasyon (2005)
  • Sağlık Bakanlığı tarafından (2008) kurulan ve Aralık 2009’da Bakanlığımıza devredilen 8 adet Ankara istasyonu
  • İl müdürlükleri tarafından 2005-2008 kurulan 10 istasyon

 

 

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

 

  • 10 İstasyon (2007)

 

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

 

  • 6 İstasyon (2007-2008)

                                         

 

DİLOVASI OSB

 

  • 1 İstasyon (2007)

HAVA KİRLİLİĞİNİ AZALTMAK İÇİN TOPLUM OLARAK BİZE DÜŞEN GÖREVLER

  • Hava kirliliğinin önemli bir kısmı otomobillerden kaynaklanır. Toplu taşımayı tercih ederek daha az yakıt kullanılması,
  • Araçların bakımlarının zamanında yapılması,
  • Yürüme mesafesindeki yerlere yürüyerek ya da bisikletle ulaşımın tercih edilmesi,
  • Duraklama ve beklemelerde aracın çalıştırılmaması,
  • Kullanılmayan zamanlarda ışıklar ve elektrikli aletler kapatılarak enerji tasarrufu sağlanması,
  • Fosil yakıt kullanımından temiz enerji (rüzgar, jeotermal, güneş enerjisi) kullanımına geçilmesi,
  • Yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesi,
  • Çevrenin önemi ve korunması ile ilgili eğitimler hazırlanarak kamuoyunun bilgilendirilmesi,

 

 

 



 






Bugün 14 ziyaretçi (60 klik) kişi burdaydı! Copyright (c) 2010 Cihan EGE
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=